Yatırım SözleÅŸmeleri
​
ShareHolders Agreement (SHA), Pay Sahipleri ve İştirak SözleÅŸmesi, Ortaklık SözleÅŸmesi, Yatırım SözleÅŸmesi veya muhtelif baÅŸlıklarla karşımıza çıkan bu dokümana eriÅŸtiÄŸimize göre olumlu bir analiz ve DD süreci geçmiÅŸ; Yatırımcı, yatırıma iliÅŸkin olumlu karar vermiÅŸ durumda. Kural olarak, ortaklar arasında imzalanması, deÄŸiÅŸtirilmesi, yürürlükten kaldırılması her zaman mümkünken, giriÅŸim sermayesi yatırımlarında yatırımdan yatırıma düzenlendiÄŸini veya deÄŸiÅŸtirildiÄŸini görürüz. Her yatırım turunda imzalanması zorunlu deÄŸildir. Bazen yeni yatırımcıların mevcut sözleÅŸmeye dahil olması yoluyla da ilerlenebilir.
​
Yatırım SözleÅŸmelerinin amacı, pay sahiplerinin; ÅŸirkete ve birbirlerine karşı yükümlülüklerini düzenlemek, pay imtiyazlarının içerik ve sınırlarını birbirinden ayrıştırmaktır. Kapsamlı bir SHA içerisinde; yatırım süreci ve sermaye artırımının matematiksel detayları, giriÅŸim ÅŸirketinin yönetimine iliÅŸkin konular, payların devri, ÅŸirketin tasfiyesi ve satışına iliÅŸkin hükümler ile tarafların beyan ve taahhütleri bulunur. Özetle, yatırımı nasıl yapacağız, ÅŸirketi nasıl yöneteceÄŸiz, payları nasıl satacağız, ÅŸirketin mevcut durumu nedir.. gibi sorular bu dokümanda cevap bulur.
Yatırım SözleÅŸmeleri nısbidir, gizlidir, taraflar arasındadır. Yani yalnızca imzacıları nezdinde geçerlidir. Yatırım SözleÅŸmesinde imzası olmayan üçüncü kiÅŸiler için baÄŸlayıcı deÄŸildir. Bir ÅŸirketin, sözleÅŸme tarafları ve üçüncü kiÅŸiler için baÄŸlayıcı anayasası, Ticaret Sicili MüdürlüÄŸü nezdinde tescil ve ilan edilen ÅŸirket ana sözleÅŸmesidir. Alenidir. AleniliÄŸinin doÄŸal sonucu ise; ana sözleÅŸmede bulunmayan Yatırım SözleÅŸmesi düzenlemelerinin, sözleÅŸme tarafı olmayan üçüncü kiÅŸilere karşı ileri sürülememesidir.
ÖrneÄŸin; Yatırım SözleÅŸmesinde, giriÅŸimcinin sahip olduÄŸu payların, X Yatırımcı ya da Y Grubu Pay Sahipleri onayı ile devredilebileceÄŸini kararlaÅŸtırdık diyelim. Bu düzenleme ana sözleÅŸmede bulunmuyor ise, payları giriÅŸimciden devralan üçüncü kiÅŸi, kendi açısından hukuka uygun bir iÅŸlem gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Çünkü ilan edilen ana sözleÅŸmede bu kısıtlama yer almamaktadır. Haliyle üçüncü kiÅŸi, aleni olan ana sözleÅŸmede bulunmayan bir kısıtlama ile ilgili sorumlu tutulmamalıdır. Zira bu iç iliÅŸkiyi bilme ve dikkate alma imkanı yoktur.
Peki iç iliÅŸkide belirlediÄŸimiz sınırların aşılması halinde, üçüncü kiÅŸiler ve iÅŸlemin akıbeti ne olacaktır? Böylesi durumda Yatırım SözleÅŸmesine aykırı iÅŸlem yapan pay sahipleri, sözleÅŸmeyi ihlal ettiÄŸi gerekçesiyle sebebiyle sorumlu tutulabilir. Ortaklardan biri, paylarını Yatırım SözleÅŸmesindeki sınırlamaları dikkate almaksızın devretti diyelim. Esas sözleÅŸmede pay devrine iliÅŸkin bir kısıtlama yazmıyor. İşlem Yatırım SözleÅŸmesine aykırı. Ne yapabiliriz? iyi niyetle hareket eden üçüncü kiÅŸi açısından bu iÅŸlem hukuka uygun gerçekleÅŸtiÄŸinden, payların iadesini talep edemeyiz. Devre iliÅŸkin onay konusu ana sözleÅŸmede bulunuyor olsaydı, aleni olan bu düzenlemenin kasıtlı olarak ihlal edildiÄŸi gerekçesiyle, devir iÅŸleminin iptal edilerek durumun eski hale getirilmesini talep edebilirdik. Fakat mevcut durumda sözleÅŸmenin ihlaline iliÅŸkin tazmin ve fesih taleplerimizi devreden giriÅŸimciye; ve iÅŸlemi pay defterine kaydeden Yönetim Kuruluna karşı ileri sürmek durumundayız. (Bu hikayenin hukuken istisnaları vardır. Anlaşılabilir olması adına basit haliyle anlatılmıştır.)
Yatırım SözleÅŸmelerinde bulunan düzenlemeler, taraflarca ihtiyaca göre (tailor-made) oluÅŸturulduÄŸundan, çoÄŸu zaman kanunda doÄŸrudan karşılıkları bulunmaz. Bu nedenle Yatırım SözleÅŸmelerindeki birçok hususun ana sözleÅŸmeye eklenerek tescil ve ilan edilmesi mümkün deÄŸildir. Yatırım SözleÅŸmelerinde bulunan düzenlemeler, Ticaret Sicili YönetmeliÄŸi ve uygulamaları elverdiÄŸi ölçüde ana sözleÅŸmeye eklenir. İl Ticaret Sicil Müdürlükleri ise özellikle son yıllarda, iç anlaÅŸmaların ana sözleÅŸmeye yazılmasına iliÅŸkin esnekliklerini yitirme eÄŸilimindedirler. Türk Ticaret Kanununun kural olarak serbest olacağını düzenlediÄŸi konulara (pay devri gibi) iliÅŸkin kısıtlamalar, artık ana sözleÅŸmelere eklenememektedir.
Ana SözleÅŸme ve Yatırım SözleÅŸmesi arasındaki temel farktan bahsettiÄŸimize göre Yatırım SözleÅŸmesi içeriÄŸine geçebiliriz.
1. TARAFLAR
​
Yatırım SözleÅŸmesinin ilk sayfalarında, sözleÅŸmenin kimler arasında akdedildiÄŸi, yani tarafları vardır. Tarafların adres, TCKN, vergi no vb. resmi bilgileri, ayırt edici olacak ÅŸekilde yazılır. Sebebi; Hüseyin Çelik isimli bir yatırımcıdan yatırım aldığınızda, ülkedeki binlerce Hüseyin Çelik’ten hangisinin doÄŸru Hüseyin Çelik olduÄŸunu tespit edebilmektir. Burada yazılı adresler, ekseriyetle iletiÅŸim adresi olarak da kullanılacağı için, iÅŸ maili gibi deÄŸiÅŸiklik ihtimali bulunan geçici adres ve iletiÅŸim bilgilerini yazmamakta fayda var. (Göçebe iseniz; aile evi adresi bir opsiyon olabilir, fakat tavsiye etmiyorum)
2. TANIMLAR
​
Taraflardan baÅŸlığından sonra, Tanımlar kısmı karşımıza çıkmaktadır (Bazı sözleÅŸmelerde en sona ekendiÄŸini de görürüz, farketmez). Tanımlar bölümü, sözleÅŸmenin okuma sözlüÄŸüdür. SözleÅŸme içeriÄŸinde yazılı bir takım ifadelerin farklı yorumlara sebebiyet vermemesi ve anlam kesinliÄŸinin saÄŸlanması adına; terim, iÅŸlem ve deÄŸerler tanıma oturtularak “Biz artık bu tanımı görünce, sadece bunu anlayacağız” denilmiÅŸ olur. Küçük bir örnekle: “Yurtdışı Faaliyetleri” ÅŸeklinde bir tanımımız olsun. Bu tanımı da 5 ülkeyle sınırlamayı kararlaÅŸtırmış olalım. (Tanım/Yurtdışı Faaliyetleri: Almanya, Estonya, Hollanda, Belçika ve Macaristan’da yürütülen Åžirket faaliyetlerini ifade eder.) Artık sözleÅŸme tarafları için “Yurtdışı Faaliyeti”, tanımda anılan 5 ülke ile sınırlı coÄŸrafyayı ifade etmektedir. Bu nedenle, Romanya'da yürüteceÄŸiniz faaliyetler, Yatırım SözleÅŸmesine göre Yurtdışı Faaliyetleri için kararlaÅŸtırılan düzenlemelere tabi olmayacaktır. Yine basit bir örnekle; tanımlarda USD kuru 25,30 TL olarak belirlendiyse, artık piyasadaki kurun, o sözleÅŸme açısından bir önemi yoktur (heterodoks bakan duymasın). Tanımlar, sözleÅŸmenin devamında Büyük İlk Harf, kalın (bold) ya da “tırnak içerisinde” ayırt edilebilir hale getirilerek yazılır. TanımlaÅŸtırılmış ifadeler, sözlük anlamlarıyla deÄŸil sözleÅŸmede kendilerine verili anlamlar ile okunur.
3. YATIRIM İŞLEMİ VE SERMAYE ARTIRIMI
​
Tanımlar sonrasında, yatırım iÅŸleminin özünü teÅŸkil eden, sermaye artırımı matematiÄŸi ve yeni sermaye tablosunu görürüz. Burada; pay sahipleri, yatırım bedelleri, pay adetleri, payların grubu, sermaye oranları, deÄŸerleme; ve var ise iskonto (discount) detayları bulunmaktadır. Kısaca, Sermaye ve Seyrelme bölümünde anlatılan mevcut ve müstakbel dağılım gösterilir. Bu sayede pay sahipleri, sahip oldukları/olacakları payları ve gruplarını görerek yatırımın uzlaşılan matematikle gerçekleÅŸip gerçekleÅŸmediÄŸini kontrol ederler. Sermaye tablosu ayrıca rakamsal olarak ana sözleÅŸmeye geçirilir, zorunludur. Üçüncü kiÅŸiler, ÅŸirketin yeni sermaye ve ortaklık yapısını ticaret sicil gazetesinden kontrol edebilir. Fakat yatırım, sermaye avansı olarak gerçekleÅŸtiÄŸinde henüz payların basımı/dönüÅŸümü gerçekleÅŸmemiÅŸ olduÄŸundan; veya anonim ÅŸirketlerde pay devirlerinin tescil ve ilanı zorun olmadığından, ana sözleÅŸme her zaman en güncel durumu yansıtmayabilir.
4. KAPANIÅž
​
Kapanış (Closing), ilk duyulduÄŸunda anlamlandırması kolay olmayan bir ifade. Kapanışı, bir andan ziyade yatırım sürecinin tamamlandığı dönem olarak anlamak gerekir. Kapanış; kapanış öncesi, kapanış ve kapanış sonrası olarak 3’e ayrılmaktadır.
Genel kurul iÅŸlemleri sürece yayılmıştır. Bakanlık temsilcisinin çağırılması, genel kurul çaÄŸrılı yapılacaksa çaÄŸrı sonrasında 2 hafta beklenmesi; veya çaÄŸrısız genel kurul tercih ediliyorsa %100 katılımı saÄŸlamak için yapılan vekalet iÅŸlemleri gibi süreçler Kapanış öncesi iÅŸlemler olarak sürece dahildir. Yatırım bedelleri karşılığında yeni paylar üreterek, yatırımcılara tahsis etmek üzere yapılan sermaye artırımlı genel kurul toplantısı ise Kapanış Genel Kuruludur (bakanlık temsilcisi katılır). Kapanış Genel Kurulu devamında ise deÄŸiÅŸen ana sözleÅŸme ve sermaye artırımının tescili ve ilanı ile pay senetlerinin basımı gibi konular, Kapanış sonrası iÅŸlemler olarak sayılabilir.
Finansmanın gerçekleÅŸeceÄŸi Kapanış Genel Kurul Toplantısı öncesinde, bir takım iÅŸlemlerin yapılması ve bazı taahhütlerin yerine getirilmesi gerekebilir. ÖrneÄŸin; DD raporunda tespit edilip, paralelde yürütülmesi beklenen iÅŸlemlerin (baÅŸvuru,ruhsat, izin, lisans vb) Kapanış Genel Kurulu öncesinde nihayete erdirileceÄŸi, Kapanış ön koÅŸulu (pre-closing, condition precedent) olarak düzenlenmiÅŸ olabilir. Benzer ÅŸekilde, belirli borçların ödenmesi, yapılandırılmış olması gibi düzenlemeler Yatırım SözleÅŸmesinde yer alabilir.
Ekosistemimizde (operasyonel kolaylığı sebebiyle) ekseriyetle, bakanlık temsilcisinin de katılacağı Kapanış Genel Kurul tarihi ile Yatırım SözleÅŸmesi imza tarihi aynı gün olarak belirlenmektedir. Yani; Kapanış Öncesi yükümlülüklerin baÄŸlayıcı hale geleceÄŸi imza tarihi ile; Kapanış Genel Kurulu aynı gündür. Dolayısıyla pratikte sözleÅŸmesel bir kapanış öncesi sürecinden bahsedilemez. Fakat uygulamada; Yatırımcı, iÅŸlemler gerçekleÅŸmediÄŸi sürece Yatırım SözleÅŸmesini imzalamama lüksünü elinde bulundurduÄŸundan, buradaki yükümlülükleri, revize görüÅŸmeleri baÅŸlangıcından itibaren dikkatle takip edip öncelikli olarak netleÅŸtirmek gerekmektedir.
​
Åžirketin mevcut ortakları, Kapanış Genel Kurul Toplantısında alacakları genel kurul kararları ile ÅŸirket ana sözleÅŸmesinin; sermaye, pay grupları ve imtiyazlara iliÅŸkin maddelerini yatırım sözleÅŸmesinde uzlaşıldığı haliyle tadil eder (deÄŸiÅŸtirir). Bu aÅŸamada henüz sermaye artırımı tescil edilmediÄŸinden, yeni yatırımcıların genel kurula katılımı gerekmez. Yeni yatırımcıların tescil öncesindeki asli operasyonel yükümlülüÄŸü, Yatırım SözleÅŸmesinin imzası ve yatırım bedelinin doÄŸru açıklama ile ÅŸirket hesabına transferidir. Kapanış Genel Kurul Toplantısı iÅŸlemleri birçok tarafın iÅŸlem yapmasını gerektirdiÄŸinden, bu aÅŸamada yaÅŸanacak sorunların önüne geçmek adına doÄŸru danışmanlarla çalışmakta fayda vardır.
Kapanış Genel Kurulu sonrasında, genel kurul evrakı tescil ve ilan edilmek üzere sicil müdürlüÄŸüne sunulur. Tescil sonrası dönemde yatırımcıların öncelikli beklentileri, pay senetlerinin basılarak teslimidir. Zira pay senetlerinin satışından doÄŸan deÄŸer artış kazancı, bu basım tarihinden itibaren 2 yıl geçmesi halinde vergilendirilmez. Pay senedinin erken çıkarılması giriÅŸimci dahil bütün ortakların menfaatinedir. Yatırım SözleÅŸmesinde Kapanış sonrasına atıfta bulunan yükümlülükler söz konusu ise, sözleÅŸmenin ihlal edilmemesi için bu yükümlülüklerin de yerine getirilmesi gerekecektir.
5. YÖNETİMSEL HAKLAR
​
Kapanış iÅŸlemleri sonrasında ÅŸirketin yönetimine iliÅŸkin düzenlemelere rastlarız. Bu maddelerde Yönetim Kurulu’nun kaç kiÅŸiden oluÅŸacağı, formasyonda YK Üyesi atama imtiyazın kim tarafından ve hangi dönemde kullanılacağına iliÅŸkin hükümler yer alır. Uygulamada lider yatırımcıların yahut “smart money” iddiasında olan yatırımcıların, bu hakkı kullandıkları ya da bu hakkı dilediklerinde kullanma hakkını saklı tuttukları görülmektedir.
Yatırımcılar, giriÅŸimcilerin Yönetim Kurulunda sayısal çoÄŸunluÄŸu ile alabildiÄŸi bazı önemli kararları, yatırımın akıbetini etkileyebilecek ölçüde önemli kabul etmektedir. Bu nedenle bir takım kararların, yatırımcı/ların belirleyeceÄŸi bir YK Üyesi aracılığıyla onay mekanizmasına tabi tutulmasına sıkça rastlarız. Talep konusu edilen haklar arasında, sınırlayıcı olmamakla birlikte; Fikri Mülkiyet (IP) haklarının devri, pay devirleri kaydı, harcama limitleri, olaÄŸan dışı alım-satım ve transfer iÅŸlemleri, önemli kiralamalar veya bir sonraki yatırım turu koÅŸullarının belirlenmesi gibi konular bulunur.
Yatırım SözleÅŸmeleri, baÅŸlangıç bölümünde de anıldığı üzere, tek başına üçüncü taraflar ile iÅŸlem yapılmasına engel olmaz. Bu nedenle yatırımcılar, önemli yönetim kurulu kararlarının ÅŸirket ana sözleÅŸme ve imza sirkülerine sicil yönetmeliÄŸinin elverdiÄŸi en geniÅŸ kapsamla iÅŸlenerek, sınırlamaların resmi dokümanlarda takip edilebilir olmasını beklemektedir. SözleÅŸmede belirlenen sınırlar temsile iliÅŸkin ÅŸirket evrakına iÅŸlenmediÄŸinde, imza sirkülerine göre sınırsız yetki sahibi olan YK Üyeleri/Üyesi, ÅŸirketin İP’sini devrederek yahut danışıklı (muvazaalı) iÅŸlemler ile ÅŸirkette bulunan nakdi transfer ederek, yatırımcıları zarara uÄŸratması önünde prosedürel bir engel kalmaz. Bankalar ve üçüncü kiÅŸiler, yetki kontrolünü imza sirküleri ile yaptıklarından, buradaki boÅŸluk suistimal ihtimaline açık kapı bırakır. Ülkemiz gibi yargılama süresinin uzun, yasal faizin düÅŸük olduÄŸu yargı bölgelerinde, iÅŸlem sınırlarını kasten aÅŸmak ve ihtilafın sonucunu beklemek etik olarak olmasa da; ticareten mantıklı dahi gelebilir (ÅŸahsen sözleÅŸmeleri bir kez de bu gözle okumaya çalışıyorum). Bir çok ihtimalde durumun hukuken eski haline getirilemeyecek olması, yahut yatırımcı tarafında sebep olduÄŸu fırsat, hukuk ve zaman maliyetleri, tazmin halinde dahi zararı karşılamayacaktır. Bu nedenle yatırımcıların ilgili husustaki katı yaklaşımlarının, çoÄŸu zaman ÅŸirket karar mekanizmasını etkilemek deÄŸil, riskin önlenmesi adına hukuki güvence oluÅŸturarak, yatırımın akıbetini koruma arzusu olduÄŸunu anlamak gerekir.
Yatırımcıların veto/onay mekanizması talep ettikleri bir diÄŸer konu ise genel kurul kararları ile ilgilidir. Åžirket’in varlığı, yapısal durumu ve imtiyazları etkileyebilecek kararların önemli bir kısmı Yönetim Kurulu tarafından alınamaz. Bu kararlar arasında; ortakların ön alım haklarının kısıtlanması, ÅŸirket amaç ve faaliyet konusunun deÄŸiÅŸtirilmesi, paylara imtiyaz tanınması ya da mevcut imtiyazların deÄŸiÅŸtirilmesi, kaldırılması gibi ortaklık ve yatırım iliÅŸkisinin temelini oluÅŸturan hususlar yer alır. GiriÅŸimciler, erken aÅŸama turlarda sermaye tablosunda oransal olarak güçlü oldukları için, Türk Ticaret Kanununda belirlenen nitelikli oranlarla (+%50, +%67, +%75, +%90) tek baÅŸlarına karar alabilecek çoÄŸunluÄŸa sahiptirler. Bu nedenle yatırımcılar, genel kurulun yetkisinde olan bazı iÅŸlemleri; ve taraflar arasında belirlenebilir diÄŸer konuları Önemli/Nitelikli Genel Kurul Kararları vb. baÅŸlıklar altında onay mekanizmasına tabi tutarak, önemli genel kurul kararları hakkında söz sahibi olmak isterler.
​
Yatırımcı, yönetimsel veto haklarını, sebeplerinden yukarıda bahsedildiÄŸi üzere, yatırımını güvence altına almak amacıyla talep etmektedir. Fakat onay/veto mekanizmasının kapsamı geniÅŸ tutularak, giriÅŸimcinin hareket alanını kısıtlamaması gerekir. GiriÅŸimcilerin, talep edilen hakların neyi, ne kadar ve ne amaçla sınırladığını dikkatli incelemesi; ve ÅŸirketi en az bir sonraki tura kadar bu Yatırım SözleÅŸmesi ile yöneteceÄŸini bilerek deÄŸerlendirme yapması bu önemlidir.
Yönetimsel onay/veto hakkı pratiÄŸinde diÄŸer bir önemli konu ise iletiÅŸim ve resmi usuller. Buradaki ilk tavsiyem, onay mekanizmasında yöntemin belirlenmesi olacaktır. Zira bütün Önemli GK/YK kararları için, YK yahut GK toplantısı düzenlemek hem maliyetli hem de operasyonel olarak zahmetli olacaktır. Bu nedenle resmi usulde ilerlenmesi zorunlu olmayan kararlarda, onayın mail ile alınabileceÄŸine iliÅŸkin hüküm bulunması ve çoÄŸunluk saÄŸlandığı sürece kararın diÄŸer üyelerce alınabilmesi, giriÅŸimciye zaman kazandırmaktadır. İkinci tavsiye ise; yatırımcının YK üyesi atamadığı durumda, önemli YK kararları için onay talep edilen maillerde yatırımcının kendisi; yahut kurumsal yatırımcılarda Åžirket imza yetkililerinin iletiÅŸime dahil edilmesidir. Onayların Yatırım SözleÅŸmesine taraf olmayan ya da ÅŸirket tarafından bu iÅŸ için ayrıca yetkilendirilmemiÅŸ kiÅŸiler tarafından verilmesi hali, hukuken arkada bir açık kapı bırakmak anlamına gelecektir. Bu nedenle önemli kararlara iliÅŸkin onay alınırken, yetkilileri mail alıcıları arasında bulundurmakta fayda var.
Ek olarak yatırımcının alınacak karara iliÅŸkin cevabı belirli bir süre içerisinde vermesi, aksi halde haktan feragat etmiÅŸ sayılacağına iliÅŸkin hükümler yatırımcı kaynaklı zaman kaybının önüne geçecektir.
6. BİLGİ EDİNME HAKKI
​
Bilgi Edinme Hakkı, yatırım sonrası süreçte giriÅŸimci ile yatırımcı arasındaki iletiÅŸimin veri özelinde sınırlarını belirler. Genellikle, ÅŸirketin gidiÅŸatının ve giriÅŸimci tarafından sunulan bilgilerin doÄŸruluÄŸunu tespit ve kontrol etmek üzere; finansal tablolar, belirli KPI’lar, ÅŸirketin borçluluk ve ödeme durumunu gösterir kurum yazıları, yönetim kurulu tarafından alınan kararlar ile Startup’a yöneltilmiÅŸ dava, talep ve bildirimleri kapsar.
Özellikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu veya Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine tabi yatırımcılar, bu kurumlara yaptıkları rutin bildirimler ve kurumların ivedi veri taleplerini yerine getirmekle ile yükümlü olduklarından, talep konusu bilginin temin süresini çok daha kısa tutma eÄŸilimindedirler.
Burada dikkat edilmesi gereken konu, düzenli olarak yapılan raporlamaların kapsam ve sıklığı olacaktır. Yatırımcının talep ettiÄŸi verilerin, sözleÅŸmede belirlenen sıklıkta ve düzenli olarak temin edilip edilemeyeceÄŸi, yahut talepleri yerine getirmenin giriÅŸimci tarafında oluÅŸturduÄŸu zaman ve iÅŸ yükü, revize görüÅŸmeleri sırasında dikkate alınmalıdır. Yatırım sonrası dönemde imza altına alınan yükümlülüÄŸün yerine getirilmemesi, taraflar arasındaki iletiÅŸim ve güven iliÅŸkisine zarar vermektedir.
Bilgi Edinme Hakkı kapsamında talep edilen raporlar, giriÅŸim sermayesi yatırımcılarının ekserisi tarafından çeyreklik olarak (Q1, Q2, Q3, Q4) talep edilmekte iken; bazen de aylık olarak talep edilebilmektedir.
​
7. OPSİYONLU SERMAYE ARTIRIMLARI VE İNDİRİMLİ (DİSCOUNTED) İŞTİRAK HAKKI
​
Yatırım SözleÅŸmelerinde ek yatırımlara iliÅŸkin ticari anlaÅŸmalar, koÅŸullu ya da koÅŸulsuz olarak düzenlenebilir. ÖrneÄŸin; Yatırımcı/ların sonraki turlarda indirimli (discounted valuation) olarak tura katılma hakkı, yahut bir sonraki turda ya da ara dönemde önceden belirlenen koÅŸullarla KPI bazlı yatırım yapma anlaÅŸmalarına rastlamak mümkündür. Peki yatırımcıya indirimli iÅŸtirak opsiyonu yahut önceden belirlenen ÅŸartlarla ara yatırım (bridge-round), ek yatırım opsiyonu tanınırken nelere dikkat edilmeli?
Öncelikle bilmeniz gerekir ki; gelecekteki, yani yatırımın yapılacağı andaki durumu önceden kestiremeyeceÄŸiniz için, ek yatırım anındaki ÅŸartlar startup lehine olmayabilir. ÖrneÄŸin; 3M USD deÄŸerleme ile yatırım aldınız; ve yatırımcınıza bir sonraki tur için %20 discounted yatırım opsiyonu ya da bir sonraki tur öncesinde belirli KPI’lar gerçekleÅŸirse 5M USD deÄŸerleme ile ek yatırım yapma yükümlülüÄŸü getirdiniz. İşler yolunda gitti ve Startup deÄŸerlemesi ek yatırım anında 10M USD’ye ulaÅŸtı. Haliyle önceden set edilmiÅŸ deÄŸerleme ile paylar %50 indirimli olarak alınabilir (5M deÄŸerleme ile) hale geldi. GiriÅŸimciler dahil bütün ortaklar bu ucuz yatırım ile seyrelirken; Åžirket, normal ÅŸartlarda aynı oranda pay tahsisi için elde edeceÄŸi finansmanın sadece yarısına eriÅŸebildi. Böylesi durumlarda “hak sahibi yatırımcı hangi destek ve katkısı sayesinde diÄŸer yatırımcılardan %50 ucuz pay alacak kadar ayrıştı” sorusuna cevap bulmak zor olabilir. Yahut aynı ÅŸekilde 5M USD’lik ÅŸirkette %20 olarak uygulanan discount deÄŸerlemeyi 4M USD’ye çekerek 1M USD’lik bir deÄŸer kaybına sebebiyet verirken, 20M USD deÄŸerlemeye ulaÅŸan ÅŸirket için discount sebebiyle oluÅŸacak deÄŸer kaybı o yatırımcı özelinde 4M USD’ye ulaÅŸacaktır.
İleriye yönelik deÄŸerleme ve indirim oranı tespitleri, anlaÅŸma anında makul görünse dahi, büyümenin planlanandan iyi gittiÄŸi ihtimallerde, iÅŸlem anı itibariyle çok yüksek kalabilir. Bu nedenle yatırımın yapılacağı anı olumlu ve olumsuz senaryolarda hayal etmeniz; ve ticari kararınızı bu ihtimallerin gerçekleÅŸtiÄŸi senaryolardaki görünümü dikkate alarak vermeniz önemlidir. Ek olarak, bu hakkı belirli süre ile sınırlamanız, yatırımcının anlaÅŸmaya dayanak teÅŸkil eden bir taahhüdü var ise; taahhüdü sözleÅŸmeye yatırımcı KPI’ı olarak eklemeniz; ve yatırımcının KPI’larını yerine getirmemesi halinde yatırım hakkının ortadan kalkacağına iliÅŸkin koruyucu sözleÅŸmesel kayıtlar düÅŸmeniz lehinize olacaktır.
Bu tür hak ve imtiyazları (genelde lider yatırımcı alır) düzenlerken, bir sonraki turu hayal etmeniz, sonraki tur yatırımcıları aynı imtiyazı talep ettiÄŸinde, hakkın bir önceki tur neden ve hangi koÅŸullarda verildiÄŸine iliÅŸkin sebeplerinizin olması ve imtiyaz karşılığında elde ettiÄŸiniz menfaati somut olarak açıklayabilmeniz, böylesi bir hak tekrar talep edildiÄŸinde pazarlık ve müzakere gücünüzü artıracaktır.
​
8. YATIRIMCININ SERBEST DEVİR HAKKI
​
Yatırım SözleÅŸmelerinde yatırımcıların, sahip oldukları payları belirli kiÅŸi ve gruplara, sözleÅŸmede bulunan sınırlamalara tabi olmaksızın devretme hakkı talep ettiÄŸi görülmektedir. Bunun çeÅŸitli sebepleri vardır. Yatırımcınız birçok tüzel kiÅŸilikten oluÅŸan karmaşık bir hukuki yapıya sahip olabilir. Yahut finansal hedef ve stratejileri uyarınca paylarını diÄŸer iÅŸtiraklerine devretme ihtimalini göz önüne alıyor olabilir. Aynı ÅŸekilde melek yatırımcı, paylarını ileri dönemde kurmayı ya da ortağı olmayı planladığı yatırım ÅŸirketlerine devretme ihtiyacında olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu; bu imtiyazın sermaye tablosunda yabancılaÅŸmaya sebebiyet verip vermeyeceÄŸi; veya devre iliÅŸkin esnekliÄŸin makul kabul edilen sınırlarda olup olmadığıdır.
Bir yatırımcının kendi kontrolü altında olan ÅŸirketler (hakim ortak olma durumu) için bu hakkı talep etmesi makulken, sadece ortağı olduÄŸu (azınlık ortak olma durumu) ÅŸirketler lehine serbest devir talep etmesi, iÅŸlem özelinde deÄŸiÅŸebilir olmakla birlikte, makul kabul edilmez. Böylesi durumda yatırımcınız X AÅž, %1 pay sahibi olduÄŸu Y AÅž’ye elinde bulunan payları devredebilir. Bu durumda muhtemelen tanımadığınız yeni bir pay sahibi söz konusu olacak; ve diÄŸer yatırımcıların üstte bahsedilen kötü reputasyon veya iltisak gibi olumsuzluklara müdahale ÅŸansı kalmayacaktır. Yatırımcı parayı bir kere öder, fakat iletiÅŸim ve yatırımcıdan saÄŸlanan fayda süreklidir. Bu nedenle ÅŸirket ve ortaklarının menfaatini, bir diÄŸer yatırımcı talepleri için riske etmemek, bu sözleÅŸmelerde tanınan imtiyazların sınırı bakımından ölçüt olmalıdır. Serbest devirde esneklik sınırları geniÅŸlediÄŸinde, hukuken payların rakip ÅŸirket eline geçmesinin önündeki engel dahi kalkıyor olabilir. Haliyle imtiyazın sınırları hem bir pay sahibi, hem de herkesin menfaatini gözetmekle yükümlü kiÅŸi olan giriÅŸimci tarafından dikkatle deÄŸerlendirilmelidir.
9. ÖNALIM HAKKI VE RİGHT OF FİRST REFUSAL
​
Ön Alım Hakkı
​
GiriÅŸim sermayesi sözleÅŸmelerinde önalım hakkı, pay sahiplerinin yeni ihraç edilecek ya da daha önce ihraç edilmiÅŸ mevcut payları, öncelikli olarak satın alma hakkını ifade eder. Hak, sahibi için alım yükümlülüÄŸü veya kullanma zorunluluÄŸu doÄŸurmaz. Önalım hakkını iki baÅŸlıkta incelemek gerekir.
​
Yeni çıkarılan paylara iliÅŸkin, kanuni (yasal) önalım hakkı:
​
TTK 461/1 maddesine göre; her pay sahibi, yeni çıkarılan payları, ortaklık oranlarınca (pro-rata) satın alma hakkına sahiptir. Anonim Åžirketlerde sermaye artırım kararı, genel kurul toplantısında ÅŸirket toplam paylarının %50’sini temsil eden adette pay sahibi/sahipleri tarafından alınabilir. Kanun düzenlemesi, üçüncü kiÅŸilerin katıldığı sermaye artırımları yoluyla mevcut ortakların seyreltilerek, ÅŸirket sermaye ve kontrol yapısında deÄŸiÅŸiklik yapılmasının önüne geçmeyi amaçlamıştır. Bu nedenle her bir pay sahibine, ortaklık oranını koruyacak adette yeni paya sahip olma imkanı getirmiÅŸtir. Haliyle bütün ortaklar sermaye artırımına oranlarınca iÅŸtirak ettiÄŸinde, üçüncü bir kiÅŸi alınmasına gerek kalmaksızın artırım kararı mevcut ortaklar tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸ olur. Ön alım hakkını kullanan pay sahipleri özelinde sermaye artırımı nedeniyle yaÅŸanan seyrelme, artırım deÄŸerlemesi üzerinden yeni paylar edinerek giderilir. Pay oranı sabit kalır. Yatırımcılar, özellikle büyüme oranı yüksek ÅŸirketlerde, erken aÅŸamalarda düÅŸük olan yatırım maliyetini bir miktar artırma pahasına, sermaye oranlarını korumayı kârlı görmektedirler. Pro-rata ek yatırım olarak karşınıza çıkacak ifade, temelinde bir pay sahibinin ön alım hakkını kullanmasından ibarettir.
Türk Hukukunda ön alım hakkı, pay sahibinin kutsal hakları arasında görüldüÄŸünden; bu hakkın kısıtlanması, haklı bir sebep bulunması koÅŸuluna baÄŸlı olarak, sermayenin en az %60’ının olumlu oyuyla yapılabilmektedir. Kanunun konuyu emredici olarak düzenlemesi sebebiyle, bir pay sahibinin yeni çıkan paylar için ön alım hakkını kullanması, sözleÅŸme maddeleri yoluyla engellenemez. Mevcut pay sahibi, ön alım hakkını sermayesi oranınca (pro-rata) kullanabilecektir. 100 payın 10’una (%10) sahip ortak; 50 adet yeni pay üretiliyorsa, bu payların %10’u olan 5 adet pay için önalım hakkını kullanılabilir (zorunlu deÄŸil). Yeni durumda 150/15= %10 oranınız korunmuÅŸ olur.
​
SözleÅŸmesel Ön alım Hakkı:
​
SözleÅŸmesel Ön alım Hakkı ise; pay sahiplerinin elinde bulunan, daha önce basılmış payların devrini düzenlemek amacıyla sözleÅŸmelerde yer almaktadır. Bir üstte bahsettiÄŸimiz üzere; yeni ihraç edilecek paylara iliÅŸkin önalım hakkı, kanuni haklı sebepler olmadıkça kısıtlanamıyordu. Fakat mevcut payların devrinde kanuni düzenleme mevcut deÄŸildir. Tedavül esastır. Bu nedenle sözleÅŸme serbestisi çerçevesinde tailor-made hükümler yazmak, yatırımcılar arasında ayrıma gitmek veya bu hakkı üçüncü kiÅŸilere tanımak çoÄŸu zaman mümkündür. Yeter ki uzlaşılsın.
​
Örnek: Startup AÅž’de 1 TL nominal deÄŸerli 300.000 adet payın; 30.000’ine (%10) (C Grubu) sahibiz. Sermayenin kalanı ise 3 ayrı ortakta bulunan 100.000 (%33.3) adet B Grubu, 40.000 (%13.3) adet D Grubu ve 130.000 (%43.3) adet A Grubu paydan oluÅŸmakta. Birkaç senaryo yazıp çözümleyelim.
​
A Gubu Pay Sahibi, 40.000 adet A Grubu payını devir yoluyla satmaya karar verdi.
​
1. Herkeste pro-rata ön alım hakkı imtiyazı var. Pay sahipleri ön alım hakkını kullanmayı talep ediyor.
40.000 adet pay satışa çıkıyor ve 30.000, 40.000 ve 100.000 paya sahip ortaklar, bu paylar için ön alım hakkını kullanmak istiyor. Hakkı kullanacak ortaklar arasında iç oranın tespit edilmesi gerekecektir. Satışa konu 40.000 adet payın 40.000*(30.000/170.000) = 7.059 adedi C Grubu pay sahibi tarafından, 40.000*(40.000/170.000) = 9411 adedi B Grubu pay sahibi tarafından, 40.000*(100.000/170.000) = 25.529 adedi ise D Grubu pay sahibi tarafından devralınabilecektir. Toplam 39.998 (satılacak adet 40.000’tı) adet çıkmasının sebebi, küsuratların dikkate alınmamasıdır. Bir payı nominal deÄŸerinden küçük bir deÄŸere bölemeyecek olmamız sebebiyle, küsurat paylar devredilebilir deÄŸildir, zaten yoktur da. Böylesi durumda açıkta kalan paylar, küsuratı en yüksek olan 2 ortaÄŸa devredilebilir. Mesele olmayacaktır.
2. Satışa konu paylar için sadece C Grubunun önalım imtiyazı var.
​
40.000 adet A Grubu pay, yekun olarak C Grubu pay sahibine (bize) teklif edilir. Payların tamamını veya bir kısmını alabilir, yahut hakkı kullanmayacağımızı bildirebiliriz. Yalnızca 10.000 adet pay için ön alım hakkımızı kullanmayı tercih etseydik, sözleÅŸmede ön alım hakkı sahibi diÄŸer ortaklar bakiye 30.000 adet pay için, iç oranlarınca ön alım hakkını kullanabilirlerdi. EÄŸer diÄŸer ortaklarda bu imtiyaz yok ise, satıcı A Grubu pay sahibi, bakiye 30.000 adet payı ortaklar dahil, dilediÄŸi kiÅŸi/kiÅŸilere, dilediÄŸi oranlarda satabilirdi.
​
3. Satılacak payların %50’si için A ve B Grubunun, %50’si için ise C ve D Grubunun önalım imtiyazı var.
Burada ise imtiyaz, satışa konu paylar ikiye ayrılarak düzenlenmiÅŸ durumda. Yani ön alım hakkında 20.000 pay için öncelik, A ve B Grubunda. DiÄŸer 20.000 adet pay için ise öncelik, C ve D Grubundadır. A Grubu Pay sahibi, satıcı olarak ön alım hakkını kullanmayacağı için, B Grubu pay sahibi 20.000 adet payın tamamını bu hak kapsamında satın alabilir. DiÄŸer tarafta ise 20.000 adet pay, C ve D Grubu pay sahipleri arasında; B Grubu için 20.000 adet payın 3/7’si, D Grubu için 20.000 adet payın 4/7’sine tekabül eden iç oranca kullanılabilir.
Peki B Grubu, satılan paylardan sadece 5.000 adet alsaydı ve boÅŸta 15.000 adet satışa konu A Grubu payımız olsaydı C ve D Grubunun bu paylar üzerinde hakkı olur muydu? Elcevap: DeÄŸiÅŸir. Neden deÄŸiÅŸir? Çünkü C ve D Grubu pay sahiplerinin önalım hakları, satılacak payların yarısıyla sınırlanmıştır. Bu durumda A Grubu satıcı pay sahibi, bu 15.000 adet payı C ve D Grubu pay sahipleri de dahil dilediÄŸi kiÅŸiye dilediÄŸi oranda satabilir. Bu nedenle sözleÅŸmelerde ön alım hakkı genellikle herkese tanınır. Düzenleme ile bir ortaktan seken paylar için 3. KiÅŸilerden önce mevcut ortaklara alım hakkı tanınması amaçlanmaktadır. Herkesin önalım hakkı sahibi olduÄŸu, fakat belirli ortakların öncelik sahibi olmasına iliÅŸkin düzenlemeler, aslında bir tür Right of First Refusal (İlk teklif hakkı) görünümüdür.
GörüldüÄŸü üzere kanuni ön alım hakkı, ortakların sermaye oranlarında seyrelmenin önüne geçmeyi öncelikli olarak hedeflerken; pay devirleri için sözleÅŸmelerde düzenlenen ön alım hakkı, toplam sermaye miktarı deÄŸiÅŸmeksizin gerçekleÅŸir ve seyrelme ile sonuçlanmaz. Sermaye artırımından farklı olarak, yeni paylar üretildiÄŸinde deÄŸil, mevcut paylar devredileceÄŸinde olması istenen öncelikleri düzenler.
İlk Teklif Hakkı - Right of first refusal (ROFR)
ROFR, bizde pay devirleri için düzenlenen ön alım hakkının, Amerikan Hukukundaki alternatif bir görünümüdür. Bu hakka sahip ortak, çerçevesi çizilen hukuki iÅŸlemin öncelikle kendisi ile yapılmak üzere teklif edilmesini isteme hakkına sahiptir. ROFR Amerikan Gayrimenkul Hukuku kaynaklı bir düzenlemedir. Satılabilirdir. 10.000 USD karşılığında “evini, 20 yıl boyunca, öncelikle bana teklif etmeden, bana verdiÄŸinden daha düÅŸük teklifle baÅŸkasına satma” opsiyonu satın alabilirsiniz. (Kaparo ROFR mu yani? Evet, bir tür. O yüzden karşı taraf cayarsa paranızı isteyebilirken, siz cayarsanız akdi bozduÄŸunuzdan opsiyonunuzu yakmış olursunuz)
GiriÅŸim sermayesi yatırım sözleÅŸmelerinde ROFR, payların devrinde kendini göstermektedir. (sermaye artırımlarında, emredici düzenleme sebebiyle önceliklendirme mümkün deÄŸil demiÅŸtik.) Yatırım SözleÅŸmelerinde ortaklardan biri, yahut üçüncü kiÅŸi lehine öncelik tanınmasına iliÅŸkin düzenlemeler, ön alım hakkı baÅŸlığı içerisinde bulunabileceÄŸi gibi ROFR olarak ayrı bir madde içeriÄŸinde de düzenlenebilmektedir.
Right of First Refusal, sözleÅŸmesel ön alım hakkı düzenlemesi yapılmaksızın, payların belirli pay veya imtiyaz gruplarına sırayla teklif edileceÄŸi, yahut X adet paya kadar 3.kiÅŸi yatırımcının ya da giriÅŸimcinin ilk teklif hakkına sahip olacağı gibi görünümlerde de olabilir.
10. INVESTOR'S ROULETTE
​
GiriÅŸim sermayesi yatırım sözleÅŸmelerinde, yatırımcıların birbirlerini zorlayacakları blok pay devirleri yoluyla ortaklığın, taraflardan en az biri için sona erdirilmesi mümkündür. Bu hak, benim çok ilginç bulduÄŸum ve giriÅŸimciler tarafından bilinmesinin faydalı olabileceÄŸine inandığım bir düzenleme içeriyor. Sık rastlamayız. Fakat düÅŸük de olsa, aÅŸağıda bahsedeceÄŸim tatsız ihtimalin gerçekleÅŸmesi halinde iÅŸ görecektir.
Alım Satım Hakkı, Shotgun, Teksas Shooting gibi isimlerle de bilinen bu düzenlemede hak sahibi yatırımcı/yatırımcılar, diÄŸer bir yatırımcıya paylarını satın almak için teklifi götürür. Teklifi alan yatırımcının/yatırımcıların artık iki seçeneÄŸi mevcuttur. Ya payları teklifteki ÅŸartlarla teklif edene satmak ya da teklif yapan yatırımcının paylarını, teklifteki ÅŸartlarla almak (adı üstünde, rulet). Haliyle düzenleme, teklifin yapıldığı an itibariyle tetiklenir ve sonrasında yapılacak pay fiyatlamaları, devre konu edilebilecek oranlar, bildirimler ve izlenecek usul madde içeriÄŸinde yazıldığı ÅŸekliyle iÅŸletilir.
X AÅž ve Y AÅž, Unicorn AÅž’ye pay başına 1 USD maliyetle yatırım yapıyorlar. SHA’e göre aralarında Investor’s Roulette anlaÅŸması mevcut; ve buna göre 3 yıl içerisinde, birbirlerine yapacakları teklifle hak tetiklenebilecek. Bu teklif, birim pay başı 3 USD’nin altında olamaz. 0-3 yıl içerisinde bir t anında; X AÅž, pay başına 7 USD’lik bir teklifle, Y AÅž’nin kapısını çalıyor. Payların tamamını satın almak istiyor. (düzenleme en fazla %50’ye kadar deseydi, bu teklif Y paylarının en fazla %50’sine yapılabilirdi.) Artık Y AÅž önünde iki ihtimal mevcut. X AÅž’nin paylarını pay başına 7 USD ödeyerek satın alabilir; ya da teklifte talep edildiÄŸi gibi bütün paylarını 7 USD’den X AÅž’ye satabilir. Rulettte “no, thanks” olmaz. (Biraz daha şımaralım: Y AÅž, “benim imtiyazım fazla, ne teklif edersen, %10 fazlasını ödersin” demiÅŸ olabilirdi. Bu durumda, Y AÅž teklifi kabul ettiÄŸinde pay başına 7.7 USD ödeme alırken, karşı teklifle payları aldığında bu anlaÅŸmayı pay başına 7 USD ile kapatacaktı.)
Bu düzenlemenin sözleÅŸmelere girmesinin temelinde acı tecrübeler olduÄŸu sanırım gayet net. Yatırımcılar arasında yaÅŸanan uyuÅŸmazlık ve sinerji eksikliÄŸinin giriÅŸim ÅŸirketine zarar vermesi, olası olmamakla birlikte vakidir. Özellikle, yönetime ya da ortaklık yapısına iliÅŸkin uyuÅŸmazlıklar, yatırımcılar arasındaki ahengi bozarken; iÅŸler kızıştığında sözleÅŸmesel hakların ÅŸirket menfaatinden ziyade; kiÅŸisel, stratejik hamleleri tatminen kullanılması dahi söz konusu olabilir. Yatırımcılar arasında yaÅŸanacak sorunlar, ekseriyetle giriÅŸimciden bağımsız olarak gerçekleÅŸmekle birlikte; olası sonuçları, iÅŸi ve giriÅŸimciyi doÄŸrudan etkileyebilir.
Investor’s Roulette düzenlenirken, hakkın yatırımcı elinde bir silah haline gelmemesi dikkatle kontrol edilmelidir. Zira yatırımcılar arasında gibi görünen bu hakkın sonuçları, doÄŸrudan imtiyazlar ve ortaklık yapısıyla ilgili olduÄŸundan, herkes için önemlidir. Bu nedenle giriÅŸimci, devrin gerçekleÅŸtiÄŸi senaryoları, ortak menfaati dikkate alarak deÄŸerlendirmelidir. Hakkın sınırları doÄŸru çizilmediÄŸinde, sermaye gücü yüksek yatırımcının, deÄŸerlemenin ivme kazandığı dönemlerde, alım gücü düÅŸük olan bir diÄŸer yatırımcıya yapacağı deÄŸerleme üstü tekliflerle payları toplamasının önü açılır. Bu nedenle düzenleme kapsamına; melek yatırımcılar, giriÅŸimciler ve pay opsiyonu sahibi çalışanlar dahil edilmemelidir.
Son olarak; birden fazla yatırımcının veto hakları ile iÅŸleyiÅŸi kilitlemesi (deadlock) gibi bir ihtimal sözleÅŸmesel olarak mümkün görünüyorsa, bu hakkı veto hakkı sahipleri arasında düzenlemek gerektiÄŸine inanıyorum.
11. TAG ALONG/SATIÅžA KATILMA HAKKI
​
Satışa Katılma Hakkı, Birlikte Satma Hakkı olarak da baÅŸlıklandırılan bu hak; sahibine, diÄŸer pay sahiplerinin yaptığı satışlara katılma imkanı verir. ÖrneÄŸin; ortaklardan biri, 1000 adet pay satmak istiyor. Tag along hakkı sahibi olan, %2 pay oranlı diÄŸer ortak, “bu payların %2’si (20 adedi) benden satılsın” diyebilir. Daha önce ön alım hakkı olarak gördüÄŸümüz pro-rata alım hakkı, Birlikte Satma Hakkında, pro-rata satım hakkı olarak kendini gösterir. Hakkın düzenlenme amacı, pay oranı sebebiyle dezavantajlı durumdaki azınlık oran sahibi yatırımcılara, ikincil pazarda kısmi likidite imkanı sunmaktır.
Pay devirlerinde bekleneceÄŸi üzere; alıcı, devir iÅŸlemini teklifte bulunduÄŸu ve müzakere ettiÄŸi taraf ile münhasıran tamamlamak isteyecektir. Süreci tek seferde, tek bir hukuki ve finansal operasyon dahilinde sonuçlandırmak eÄŸilimindedir. Haliyle, bir alıcı 1000 adet pay almak istediÄŸinde; payları 3 farklı yatırımcıdan toplamak yerine, pay oranı en yüksek ya da en az 1000 adet payı olan pay sahiplerine teklif yöneltmeyi tercih edecektir. Bu ihtimaller, küçük oranlı yatırımcının ve opsiyon sahiplerinin paylarını likite çevirmesinin önündeki en büyük engeldir. Yatırım SözleÅŸmelerinde, durumun yarattığı dezavantajın kısmen de olsa giderilmesi ve küçük pay sahiplerinin oyuna dahil edilebilmesi adına; belirli pay sahiplerine ya da tavsiye edilmemekle birlikte tamamına, payları oranınca satışa katılabilme hakkı tanınır. DüÅŸük oranlı yatırımcının satış adedi de düÅŸük olacağı için, likidite imkanı oransal anlamda sembolik görünse dahi; deÄŸerlemenin düzenli olarak yükseldiÄŸi ÅŸirketlerde bu hak yoluyla yapılan satışlar, yatırımcısına küçük bir seyrelme karşılığında yatırım maliyetinin düÅŸürülmesi, bazen de tamamen karşılanması imkanı saÄŸlayabilir.
Buradaki dilemma, küçük yatırımcının korunması pahasına, satış iÅŸlemini zorlaÅŸtırarak sürtünmeye yola açmaktır. Satıcı pay sahibi, alıcıyı bulur, pazarlığı yapar, satış iÅŸlemini olgunlaÅŸtırır. Hak sahibi yatırımcı ise bu satışa tag ederek, anlaÅŸmadan fayda saÄŸlar. Fakat tag eden ortak sayısının artması halinde, satın alma birçok pay sahibinden devralma yoluyla gerçekleÅŸeceÄŸinden; zahmetli süreçlerin yarattığı yıpranma, anlaÅŸmanın akıbetini olumsuz etkileyebilir. Özellikle bu paylar, alıcının tek yatırım opsiyonu deÄŸilse, oluÅŸacak zaman ve prosedür maliyetleri, alıcının alternatiflere yönelmesine, haliyle satışın iptali ile sonuçlanabilir.
Tag along hakkı, genelde giriÅŸimciye tanınmaz; yahut sınırlı tanınır. Bazen de; ama unutarak ama tercih ederek, lock-up sonrasında tetiklenebilir hale gelir. (Bence yatırımcı için tehlikeli. Pro ratada erken aÅŸama giriÅŸimci, her zaman en yüksek orana sahip. GiriÅŸimciye alıcı bulmaktann farkı olmayacaktır.)
KiÅŸisel olarak opsiyon sahibi çalışanların da bu imkana pro-rata sahip olması gerektiÄŸine inanıyorum. Yatırım SözleÅŸmelerinde, Kilit Personel alt baÅŸlığında bahsedeceÄŸim üzere, opsiyon sahibi çalışana tanınan likidite imkanları, zihinsel ve finansal bir esneklik alanı oluÅŸturarak aidiyet katkısı saÄŸlayacaktır. Yeterli aidiyeti saÄŸlanmayan, beklentisiz yol arkadaÅŸları edinmeye çalışmak, orta ve uzun vadede verimsiz ve maliyetli olabilir. (hukuki bir ifade deÄŸil, sadece gözlem)
12. DRAG ALONG/ SATIÅžA SÜRÜKLEME HAKKI
​
Satışa Sürükleme Hakkı olarak da bilinen Drag Along; Yatırım SözleÅŸmesinde belirlenmiÅŸ ÅŸartları karşılayan bir teklif alınması halinde tüm ortakların, satışa dahil edilmesine imkan veren bir düzenlemedir. Ortaklar, ÅŸartlar gerçekleÅŸtiÄŸinde bir anlamda satışa zorlanırlar, sürüklenirler. Düzenlemenin, ÅŸirket toplam paylarının tamamı ya da kontrol deÄŸiÅŸikliÄŸine yol açan oranda satışı söz konusu olduÄŸunda tetiklenebilir olması beklenir. Ortakların, paylarını devretmeyi reddederek yahut paylarına yüksek deÄŸer biçerek, satış iÅŸlemini kaldıraç olarak kullanma ihtimalinin önüne geçmek; ve tek bir deÄŸerleme ile satış (exit) yapabilmek amacıyla düzenlenir. Åžartlar önceden belirlenir, ÅŸartları karşılayan teklif kabul edilirse, drag edilebilir payların satışı, sahibinin rızası aranmaksızın sözleÅŸmesel olarak mümkün hale gelir.
Son yatırım turunda 6.000.000 USD deÄŸerleme ile yatırım almış bir giriÅŸim ÅŸirketinin güncel Yatırım SözleÅŸmesinde, payların %90’ına teklif ve ÅŸirket satış deÄŸerlemesinin en az 20.000.000 USD olması koÅŸulu ile; bütün ortaklar için drag-along tetiklenebileceÄŸi düzenlenmiÅŸ olsun. Alman menÅŸeli QQQ GmbH unvanlı yatırım firması, GiriÅŸim ÅŸirketi ile iletiÅŸime geçerek satın alma teklifinde bulunuyor. Teklif, ÅŸirketin tamamı için 18.000.000 USD. Bu durumda drag-along tetiklenemez haldedir. Satışı gerçekleÅŸtirebilmek için ya bütün pay sahiplerini ikna etmeniz; ya da teklifi 20.000.000 USD seviyesine çekmesi için QQQ GmbH’yi ikna etmeniz gerekir. Son bir alternatif ise; Alıcıya, ÅŸirketin %88’inin 18.000.000 USD deÄŸerleme ile satışa onay verdiÄŸi, fakat diÄŸer ortakların satışa yanaÅŸmadığı, deÄŸerleme alt sınırı sebebiyle dragin tetiklenemediÄŸi ve ÅŸirketin %88’ini almakla ile ilgilenip ilgilenmeyeceÄŸini sormak gibi talihsiz bir opsiyondur. Bıçak sırtı bir durum. Satma isteÄŸindeki GiriÅŸimci ve 18.000.000 USD teklif almış bir giriÅŸim ÅŸirketi, isteksiz birkaç yatırımcının tercihi sebebiyle teklife olumlu yanıt veremiyor. Aynı ÅŸekilde ÅŸirketin %80’i satın alınmak istenseydi, pay oranı dağılımı nasıl olmalıydı? Zira giriÅŸimciler sermaye oranı olarak pro-rata dağılımlarda avantajlıyken, yatırımcılar dezavantajlı durumda. Bu nedenle Drag-along’da sınırlar ve öncelikler, müstakbel problemleri bertaraf etmek adına ilk günden düzenlenir. Satış, tetiklenme anında düzenlemede bulunan matematik üzere gerçekleÅŸir.
Drag tetikleme sınırı toplam payların %70’i, teklif ise toplam payların %75’ine iliÅŸkin olsaydı ne olurdu? Herkes, paylarının %75’ini mi satsın? Önce melekler mi çıksın? Herkes pro-rata mı çıksın? En son giriÅŸimci mi çıksın? Ya da “kimse kıpırdamasın, ÅŸirket iyi gidiyor, 2 seneye zaten 30 olacağız” mı demek geliyor içinizden? 20.000.000 USD deÄŸerleme ile teklif geldiÄŸinde, hak sahiplerinden bir tanesi, süreci tetikleyerek satışın tamamlanmasını isteyebilir. Diretenleri dava edebilir. Zarar tazmini isteyebilir. Yahut o gün için 20.000.000 USD’lik teklifi getirdiÄŸinde alkışlarla, konfetilerle karşılanabilir. Bunlar hakkın doÄŸası gereÄŸi, ihtimaldir. Haliyle öncelik ve rakamsal sınırlar düzenlenirken olasılıklar üzerine dikkatle düÅŸünülmelidir.
DüÅŸük alt sınırlara karşı çıkmakta fayda var. Sebebini, üstteki örnekte ÅŸaka yollu anlatabildiÄŸime inanıyorum. Ortaklarınıza ticareten iyi bir deÄŸerleme ile satış teklifi getirdiÄŸinizde, zaten kolay kolay hayır demeyeceklerdir. Her ÅŸeyden önce, satış kafasına girmiÅŸ bir giriÅŸimcinin iÅŸi büyüteceÄŸine bahis oynamaktansa, kârını alıp konuyu kapatmak akli olandır. Bu nedenle yüksek sınırlardan ziyade, düÅŸük sınırlardan korkmalısınız. Büyüme, kazanç ivmesi yüksek bir giriÅŸim ÅŸirketi, düÅŸük satış sınırları halinde rakibine dahi satılabilir. Alıcının, hak sahibi olan tek bir pay sahibini ikna etmesi yeterli olacaktır.
Son durumda drag-alongda dikkat edilecek konular; deÄŸerleme alt sınırı, satışa zorlanan pay oranı, satış paylarının payların dağılımı ve ortakların satıştaki önceliÄŸi olmalıdır. Belirlenen ÅŸartlarda teklif alındığında meydana gelecek olası sonuçlar hesap edilmelidir. GiriÅŸimci olarak hakkaniyetli ölçülerde likidite imkanı saÄŸladığınızdan; ve alıcının yaptığı teklifte bulunan yükümlülüklerin, tarafınızca menfaaten kabul edilebilir olduÄŸundan emin olmanızda fayda var. Zira, hakkın kullanımı anında en yüksek pay oranı muhtemelen giriÅŸimcide olacağından, dağılım ve öncelikte fedakarlık etmesi gereken ilk kiÅŸinin giriÅŸimci olması beklenir. Fedakârlık yaparken, düzenlemenin satış imkanlarını kabul edilemez ölçüde sınırlandırmaması gerekir. Buradaki yaklaşım, drag-along da bir çeÅŸit tasfiye hali olduÄŸundan, tasfiye payında imtiyaza yaklaşımla aynı olmalıdır.
Ciddiyeti sebebiyle detaylarına girme gereÄŸi duymuÅŸ olsam da; drag-along, erken aÅŸama giriÅŸim ÅŸirketlerinde nadiren tetiklendiÄŸi görülen bir düzenlemedir. Erken aÅŸama giriÅŸimlerde, satış olgunluÄŸuna ulaşılan dönem öncesinde birden çok yatırım turu gerçekleÅŸtiÄŸinden drag-along tetiklenme gereÄŸi ve oranı azdır. Fakat bir sonraki Yatırım SözleÅŸmesinde de yer alacağından önemlidir.
13. KURUCUYA BEDELSİZ DEVİR HAKKI
​
Bedelsiz Devir Hakkı; yatırımcıların, sahip oldukları payları dilediklerinde kuruculara nominal bedel ile devrederek çıkış gerçekleÅŸtirmesine olanak saÄŸlar. Talep konusu edilmesinin temel nedeni, giriÅŸimin baÅŸarısız olması ihtimalinde yatırımcının, paylarını giriÅŸimciye bedelsize yakın bir deÄŸer ile devrederek ortaklık iliÅŸkisinin sona erdirilmesine imkan saÄŸlamaktır.
Ülkemizde faaliyetin terki, ÅŸirketin tasfiyesi gibi konular uzun ve zahmetli hukuk süreçlerine tabidir. Bir iÅŸ, bu noktaya geldiÄŸinde veya geleceÄŸi aÅŸikar olduÄŸunda, tahmin edileceÄŸi üzere, kurucu dahil kimse mahkeme yoluyla tasfiye gibi hukuk, zaman ve stres maliyeti gerektiren bu süreç ile ilgilenmek istemeyecektir. Özellikle giriÅŸim sermayesi yatırımlarında, tasfiye anında nakde çevrilebilecek ÅŸirket varlığına pek rastlamıyoruz. Bu durum tasfiye konusunda ayrı bir isteksizlik doÄŸuruyor.
​
Yatırımcıların, paylarını bir nevi yok pahasına iade etmek istemesi, aslında fazlasıyla makul bir talep. Öncelikle, kimse bilançosunda batık varlık istemez. Zira ölü bir varlık (asset), kurumsal yatırımcılar baÅŸta olmak üzere ortaklara; iç raporlama, bağımsız denetim, deÄŸerleme, resmi kurumlara yapılan bildirimler, bilgi temin ve benzeri operasyonel süreçlerde zorluk oluÅŸturacaktır. Yatırımcı, “yanıt alamıyorum, giriÅŸimci ile iletiÅŸim koptu, bilgi temin edemiyorum” gibi gerekçelerle yükümlülüklerinden kurtulamaz. Bilgi temin edilemeyen ihtimalde, resmi bildirim ve talep süreçlerinin (ihtar, takip, dava vs) iÅŸletilmesi gerekir. Haliyle yatırımcı tarafında iÅŸ yoÄŸunluÄŸu, idari makamlarla iliÅŸkilerde olumsuzluklar, ek giderler gibi maliyetler oluÅŸur. Bu nedenle yatırımcılar, "t" anında sembolik bedeller ile paylarını kurucuya iade ederek, ÅŸirket ile ortaklık bağını sonlandırma hakkını mahfuz tutmak istemektedir.
GiriÅŸimci olarak pay iadesi içeren hükümlerde dikkat edilmesi gereken temel konu, payların itibari, yani nominal deÄŸeridir. Özellikle CapEx (sermaye giderleri) ÅŸirketlerinde, nominal sermaye miktarlarının çok milyonlara çıkması olasıdır. Böylesi durumda yatırımcıların yapacağı pay iadeleri için, giriÅŸimcilerin ödemesi gereken nominal tutar yüzbinlerce liraya ulaÅŸabilir. Nihayetinde bu iÅŸlem; kurucunun, yatırımcıdan pay satın alması iÅŸlemidir. Bu nedenle doÄŸacak ödeme yükü (bila bedel yapılması hukuken ve muhasebesel olarak sorunludur, detaya girmiyorum), ÅŸirketin mevcut ve sermaye artırımı sonrası beklenen nominal deÄŸeri ve iade halinde oluÅŸacak toplam bedel dikkate alınarak düzenlenmelidir. İade durumunda, toplam ödenecek nominal deÄŸerin ödeme güçlüÄŸü yaratacak ÅŸekilde yüksek olması halinde, iadenin finansmanı için alternatif çözümler üretmeli ve bunu yatırımcınıza teklif etmelisiniz.
​
Son olarak, bu hakkın kullanılma anında ÅŸirket deÄŸerinin 0’a yakın olacağı göz önüne alındığında, devrin vergisel olarak sorun çıkarması beklenmez. Yine de bu iÅŸlemle ilgili doÄŸru kiÅŸilerden görüÅŸ almanızı tavsiye ederim.
14. KİLİT PERSONEL
​
BilindiÄŸi üzere, büyüme iddiası ve hayali olan giriÅŸimcilerin yüküne ve hayaline omuz verecek doÄŸru iÅŸ arkadaÅŸlarına ihtiyacı vardır. Bu uzun ve zahmetli yolculukta iÅŸ ve büyüme için kritik görülen çalışanlar, Kilit Personel olarak adlandırılırken; Kilit Personelin pay opsiyonu, prim veya performans sistemi ile diri ve motive tutulması, büyüme yolculuÄŸunun stabilitesi için önemli kabul edilir. Kilit Personeller, ÅŸirkette daha uzun süre ve önemde çalışmaları, kuvvetli ÅŸirket hafızası sahibi olmaları, ekip ve iÅŸ yönetimi gibi alanlarda sorumlulukları almaları gibi nedenlerle yerlerinin kolayca doldurulması nadiren mümkün olacaktır. Bu nedenle turnoverları sadece maliyetli deÄŸil, aynı zamanda iÅŸleyiÅŸ için problemli olabilir.
Kilit personele saÄŸlanan hak ve menfaatlerin makul ve adil olması, kilit personel paylarının doÄŸru kiÅŸilere, doÄŸru oranla, uzun vadeli bir plan çerçevesinde verilmesi yatırımcıların önemsediÄŸi ve baÅŸarıya doÄŸrudan etki edeceÄŸini düÅŸündüÄŸü bir konudur. Bu nedenle personel seçimi ve sözleÅŸme ÅŸartları bakımından veto hakkı talep edilmesi olaÄŸan kabul edilmelidir.
​
Katı bir kuralı olmamakla birlikte, kilit personeller için ayırılması beklenen oran %5 ile %15 arasında deÄŸiÅŸebilir. Yatırım SözleÅŸmeleri, ekseriyetle bu havuzun giriÅŸimcilere ait paylardan oluÅŸacağı ve payların kilit personele devredilmek üzere ayrıştırılacağına iliÅŸkin düzenlemeler içerir. Sık rastlamamakla birlikte kilit personele verilecek payların sermaye artırımı ile üretileceÄŸi (basılacağı) ve doÄŸal olarak bütün ortakları seyrelteceÄŸine iliÅŸkin düzenlemelere de rastlarız.
Kilit personel sözleÅŸmeleri, karşımıza 2 görünümde ortaya çıkmaktadır. Pay opsiyonu (Stock Option) olarak tanıdığımız birinci opsiyon türünde; giriÅŸimciye ait paylar, kilit personel sözleÅŸmesinde belirlenen dönem ve koÅŸulların tamamlanmasıyla, Kilit Personele devredilir. Gölge Pay Opsiyonu (Phantom Stock Option) olarak tanıdığımız ikinci opsiyon türünde ise; kazanım hesaplaması pay opsiyonundaki gibi yapılır, fakat hak ediÅŸ pay olarak deÄŸil, nakden gerçekleÅŸir. Fakat hak ediÅŸin ödenebilir hale gelmesi için bir takım likidite olaylarının, sözleÅŸmede belirlenen koÅŸullarda gerçekleÅŸmesi beklenir. Haliyle kazanım, pay opsiyonunda doÄŸrudan payların devri ile gerçekleÅŸirken, gölge pay opsiyonunda nakit kazanım anı beklenir diyebiliriz. GiriÅŸimcinin nakit yükümlülüÄŸünü tetikleyecek ihtimaller (pay devri, exit gibi) sözleÅŸmede tetikleyici olaylar olarak sayılır. Bu olaylar gerçekleÅŸmedikçe nakdi yükümlülük doÄŸmaz.
​
Pay opsiyonu tercih edildiÄŸinde avantaj, kilit personel kazanımının somut hale gelmesi sebebiyle artacak aidiyet ve motivasyon olacaktır (en iyi mal cepteki mal). İniÅŸ çıkışlarla dolu giriÅŸim ÅŸirketi yolculuÄŸunda, kilit personelin de giriÅŸimci kadar tedirgin olması muhtemeldir. Efor konusunda founder gibi davranması beklenen Kilit Personel, exit halinde pastadaki en küçük dilimlerden birine sahip olacaktır. Aynı ÅŸekilde, erken aÅŸama giriÅŸimlerde bilanço zayıflığı ve growth bütçesi nedeniyle görülen düÅŸük ücretlendirmeler, bu sözleÅŸmeler yoluyla tazmin edilmektedir. Dolayısıyla, bu kiÅŸilerin hak ediÅŸ gerçekleÅŸtikçe pay edinmesi, ortaklık iliÅŸkisi resmiyet kazandığından olumlu performans etkisi gösterebilir. DiÄŸer yandan, kazanım ve devir sonrası Kilit Personelin bad leaver (haksız fesih, haklı sebeple iÅŸten çıkarılma) durumu ortaya çıkabilir. Bu durumda paylar çoktan verildiÄŸi için, ek bir sözleÅŸmesel anlaÅŸma olmadıkça payların iadesi mümkün deÄŸildir. Pay opsiyonu, Kilit Personel açısından daha güvenli ve kullanışlıdır.
​
Gölge Pay Opsiyonunda ise; hak ediÅŸ belirlenen dönem ve koÅŸullarla gerçekleÅŸirken, nakit ya da pay gibi somut kazanım olmaz. Kilit Personel, hak ediÅŸ konusu paylar satıldığında, elde edilen nakitten kazanım elde eder. Kilit Personel, sözleÅŸmenin tamamına hak kazansa ve ÅŸirketten good leaver ÅŸeklinde ayrılsa dahi, payların satışını beklemek zorundadır. Bu türde Kilit Personel, pay sahibi olmadığından ortaklık sıfatı kazanmaz. Gölge opsiyon modelinde, giriÅŸimci ile Kilit Personel arasında bir nakdi alacak-borç iliÅŸkisi oluÅŸur. Kilit personel mali akıbetinin, founder ile ortak hale gelmesi nedeniyle, zorunlu da olsa aidiyet katkısı saÄŸlarken (exite etmedikçe para yok, pay olsa satabilirdi); Kilit Personel bakımından deÄŸerlendirildiÄŸinde, özellikle ÅŸirketin deÄŸerleme ve büyüme rakamlarının aritmetik ya da duraÄŸan ilerlemesi halinde, somut kazanımın olacaksa dahi çok uzun vadede gerçekleÅŸeceÄŸi deÄŸerlendirilerek, alternatif kariyer arayışlarına girilmesi söz konusu olabilir. Ortada devredilmiÅŸ bir pay ya da ortaklık iliÅŸkisi yoktur. Olumsuz ihtimallerde iadesi istenecek pay da yoktur. Bu nedenle doÄŸru yönetilmesi koÅŸuluyla, Gölge Pay Opsiyonu modeli, giriÅŸim ÅŸirketi ve giriÅŸimci için daha güvenli ve kullanışlıdır.
Kilit Personel konusunda müstakbel sorunların önüne geçmesi adına bir takım tavsiyelerde bulunabilirim.
1. Toplam pay havuzu ile kilit personellere verilecek pay oranlarını (veya adetlerini) uzun vadeli planlamalısınız. Düzenli büyüyen ÅŸirketler, zaman içerisinde daha tecrübeli ve eÄŸitimli insanlara ihtiyaç duyacaktır. Bu tür çalışanları sadece ücretle heyecanlandırmak mümkün olmuyor. GiriÅŸim Åžirketleri, niteliÄŸi gereÄŸi zahmetli, yorucu ve riskli süreçler barındırıyor. KuruluÅŸtan 8 yıl sonra, exitten 6 ay önce dahi Kilit Personel istihdam ediyor olabilirsiniz. Kilit Personele verilecek paylar giriÅŸimciye ait paylar olacağından, seyrelmeler ile birlikte sahip olacağınız pay oranı zaman içerisinde ciddi ölçüde azalabilir. Erken aÅŸamalarda fazla cömert davranmak, uzun vadede probleme gebe. Seri A, B, C gibi üst turlarda giriÅŸimci pay oranının beklenenden fazla seyrelmiÅŸ olmasının, yatırıma engel durumlardan kabul edildiÄŸi sır deÄŸil. Durum sadece unicorn aÅŸama giriÅŸimlerde makul kabul ediliyor diyebiliriz. Bu nedenle seyrelme oran kontrolü ve hesaplamaları her iki taraf için de uzun vadeli yapılmalıdır.
​
2. Yatırım SözleÅŸmelerinde, giriÅŸimciye belirli sürede, belirli oranda kilit personel payını elden çıkarma (hızlı büyüme için, bir an önce kiÅŸiyi bul anlaÅŸmayı yapmalısın) yükümlülüÄŸü getiren düzenlemelere sıcak bakmamalısınız. Nedeni, çok açık. Belirlenen dönemde doÄŸru aday bulunamayabilir. Ekibe katılan kiÅŸi, doÄŸru kiÅŸi çıkmayabilir. Operasyon, beklenenden farklı evrilmiÅŸtir, bir süre daha Kilit Personele ihtiyaç duyulmayabilir. Her ne kadar yatırımcı, böylesi durumda giriÅŸimciyi pay devrine zorlamasa da, Kilit Personele verilecek sözleÅŸmesel taahhütler hukuken geri alınamaz durumda olduÄŸundan, konuya aceleci yaklaşılmamalıdır
3. Kilit Personelin pay opsiyonu sahibi olduÄŸu durumda, devredilecek payların Kilit Personel üzerinde nakdi kazanım olmaksızın yük oluÅŸturmasını önleyici tedbirler alarak, devir anında oluÅŸabilecek problemlerin önüne geçmekte fayda var. Burada kastım nominal sermaye deÄŸeri yüksek olan capex ÅŸirketleri. Åžirket sermayesinin 10.000.000 TL ve kilit personelin %3 hisse sahibi olduÄŸunu hayal edelim. 300.000 adet pay için ödenmesi gereken tutar minimum 300.000 TL olacaktır. Pay kazanımı, Kilit Personel nezdinde nakit kazanıma sebep olmadığı için, bu paylar devralınırken kurucuya ödenecek bedelin yüksek olma ihtimali önceden düÅŸünülmelidir. Gölge pay opsiyonunda doÄŸrudan nakit transferi gerekeceÄŸinden bu sorun yaÅŸanmaz.
4. Pay opsiyonu sahibi Kilit Personelin elde ettiÄŸi paylar için likidite imkanı oluÅŸturmaya çalışmakta fayda var. Kilit Personelin opsiyon kapsamında kazandığı paylar, genelde imtiyazsız yahut imtiyazsız hale getirilmek üzere verilmiÅŸ paylardır. Devir sonrası veya öncesinde bu iÅŸlem geerçekleÅŸtirilerek, Kilit Personelin devraldığı paylar kurucuya dair ve ait hak ve yükümlülüklerden arındırılır. Kilit Personelin pay grubuna tag along, tasfiye payında imtiyaz gibi imkanlar tanımak, ufak oranlarda da olsa likidite imkanı saÄŸlayabilir.
5. Son olarak hatırda tutulmalıdır ki; bu anlaÅŸmalar iliÅŸkinin baÅŸlangıcında yapılır ve imza altına alınır. Günün sonunda giriÅŸimci belirli oranda payını ya da paylara tekabül eden nakdi, üçüncü bir kiÅŸiye devredecektir. Kilit Personel, bir bakıma emek sermayesi vadeden, karşılığında görece düÅŸük ücret ve yoÄŸun çalışma düzenine razı olan yatırımcıdır. Bu iliÅŸkinin doÄŸal bir sonucu olarak, Kilit Personelden beklenen katkının alınması zaruridir. AnlaÅŸmalar salt zamana baÄŸlı tutulmamalıdır. Mümkün mertebe performans kriterleri ve OKR’lar tanımlanarak hak ediÅŸler somut katkılara baÄŸlanmalıdır.
15. SEYRELMEME HAKKI/ ANTİ-DİLUTİON
​
Sermaye ve Seyrelme baÅŸlığında, seyrelmenin matematiÄŸinden ve iÅŸleyiÅŸinden bahsetmiÅŸtik. Sermaye artırımlarında yeni paylar basılması ile toplam pay sayısı arttığından seyrelme gerçekleÅŸecektir. Ekseriyetle, ÅŸirketin bir önceki yatırım turu deÄŸerlemesinden daha düÅŸük deÄŸerleme ile yatırım alması (down-round) ihtimalinde tetiklenir. Temel sebebi, deÄŸerlemenin düÅŸmesi sebebiyle eski yatırımcıların daha pahalı deÄŸerlemeden yapılan yatırımı yeni deÄŸerlemeye uyarlamak istemeleridir. Genellikle en yüksek finansmanı saÄŸlayan, rizikosu yüksek yatırımcılar tarafından talep edilmektedir. Olmazsa olmaz hükümlerden deÄŸildir.
Globalde ve yerelde uygulanmakta olan birkaç opsiyon türünden; ve Türk Hukuk Sisteminin de içinde yer aldığı pay ve ortaklığın korunumu mantığını öne çıkaran Kıta Avrupası Hukuk Sistemlerindeki görünüm ve uygulamalarından bahsetmek yerinde olacaktır.
1. Full Ratched Anti Dilution Clause
​
Åžirket’in bir önceki yatırım turunda uygulanan deÄŸerlemeden daha düÅŸük bir deÄŸerleme ile yeni yatırım alması halinde; full-ratched seyrelmeme koruması olan yatırımcı, seyrelmeyi giderilecek adette payı, nominal deÄŸeri ile edinme hakkına sahip olur. 5M USD’den 100.000 USD yatırım yapmış olan X GSYF’nin sermayedeki oranı %2’dir. Åžirketin bir sonraki turda 2.5 M USD post-money deÄŸerleme ile 250.000 USD yatırım alması ve yeni yatırımcının %10 pay elde etmesi ihitmalini düÅŸünelim. Mevcut yatırımcılar artan sermaye kadar yani %10 oranında seyreleceÄŸinden, X GSYF’nin yeni pay oranı %1.8 olacaktır. X GSYF, bu opsiyona sahip olması halinde, ortaklık oranının %2’ye tekrar çıkması gerekmektedir. İlgili turda oranın %1.8’den %2’ye çıkmasına yeter adette pay ihraç edilerek X GSYF'ye tahsis/teslim edilir.
Bu opsiyon, sahibinin menfaatineyken diÄŸer ortakların zararınadır. Zira seyrelmeme koruması için basılan primsiz nominal deÄŸerli paylar, seyrelme koruması olmayan tüm pay sahiplerini, ilgili turda beklenenden fazla seyreltmektedir. Çünkü gerekenden fazla adette pay basılmıştır. Bu nedenle seyrelmeme koruması kapsamında hak sahibine verilecek payların, kuruculardan devir yoluyla talep edilmesi olaÄŸandır. Yeni pay basılmayacağından, yatırımcı oranlarında ya ek seyrelme gerçekleÅŸmez. Bu ihtimalde bütün seyrelme (azalma), kurucu nezdinde yaÅŸanacağından, tanınan imtiyazın maliyeti çok yükselecektir.
DiÄŸer bir full-ratched anti dilution görünümünde ise; yatırım bedeli yeni deÄŸerleme ile tekrar hesaplanır ve paylar koruma uyarınca hesaplanan adet ve oranda ihraç edilir. Bu opsiyonda Yatırımcı, ilk kez yeni deÄŸerleme ile tura katılıyor görüneceÄŸinden, elde edeceÄŸi pay oranı da ilk anlaÅŸmadan daha yüksek olacaktır. Üstteki örneÄŸi baz alırsak; 2,5 M USD’lik deÄŸerleme ile baÅŸlangıçta ödenen 100.000 USD sermaye artık ÅŸirketin %2’si deÄŸil, %4’üne tekabül etmektedir.
2. Weighted Average (Ağırlıklı Ortalama) Anti-Dilution
​
Bu opsiyonda ise down-round gerçekleÅŸmesi halinde, yeni pay bedeli hesaplanarak koruma sahibi yatırımcı için ara deÄŸerleme oluÅŸturulur. Dar ve geniÅŸ tabanlı olmak olmak üzere iki türü mevcut. Biz, giriÅŸim sermayesi sözleÅŸmelerinde sık rastladığımız dar tabanlı model denklemini ve giriÅŸimcinin pay devriyle tazmin yükümlülüÄŸü sahibi olduÄŸu ihtimali inceleyeceÄŸiz. Normalde sermaye avansı yoluyla yapılan yatırımlarda uygulanan bu modelin, sermaye artırımında görünümünü hesaplamakta fayda görüyorum. Zira yatırımlar hala ekseriyetle sermaye artırımı modeliyle yapılmakta.
Yeni Pay Bedeli (X)= Y * |(Q+T)/(Q+Z)|
​
Y: Birinci yatırımdaki primli pay bedeli (per share)
Q: Yeni ihraç öncesi toplam pay adedi
T: Yeni yatırımcının ödediÄŸi bedel (per share)
Z: Yeni turda ihraç edilen pay adedi
Hemen örnekleyelim. 200.000 TL minimum kuruluÅŸ sermayesi ile kurulmuÅŸ bir Anonim Åžirket olan giriÅŸimimiz 10.000.000 USD post-money deÄŸerleme ile 500.000 USD (%5) yatırım aldı ve nominal sermaye adedi 200.000’den 210.526’ya çıktı (ignore the küsurat pls). Bir sonraki turda ise iÅŸler yolunda gitmedi ve 8.000.000 USD post-money deÄŸerleme ile 400.000 USD yeni bir yatırım alındı. Bu durumda 10.000.000 USD’den 500.000 USD yatırım yapan weighted average anti-dilution opsiyonuna sahip yatırımcının seyrelmeme koruması nasıl çalışacaktır?
Öncelikle tanımları rakamsal olarak netleÅŸtirmeliyiz.
Åžirket sermayesi, gerçekleÅŸen down-roundda, 400.000 USD’lik (%5) yeni yatırım ile 210.526’dan (%95) 221.606’ya (%100) çıkacaktır. Yeni yatırımcı artan sermayenin %5’ine tekabül eden 11.080 (221.606-210.526) adet paya sahip olmalıdır.
Birinci yatırımdaki primli pay bedeli(Adet) (Y): 500.000 usd/10.526 = 47,5 USD idi
(yeni yatırımcının ödediÄŸi bedel ise; 400.000 usd/11.080=36.1 USD olacaktır.)
İhraç öncesi toplam pay adedi (Q): 210.526 adet
Yeni Yatırımcının ÖdediÄŸi bedel (T): 36.1 USD (per share)
​
Yeni turda ihraç edilen hisse sayısı: 11.080 adet
Rakamları formülde yerine koyalım.
X = Y * |(Q+T)/(Q+Z)|
X = 47,5 * |(210.526+36,1)/(210.526+11.080)|
X = 45.1
Åžimdi son durumda 500.000 USD ödeyen seyrelme koruması sahibi yatırımcı;(500.000/45,1) 11.080 adet pay sahibi olmalı.
Seyrelme koruması olmasaydı, 10.526 adet pay ile yeni sermayenin (221.606) %4,74’üne sahip olması beklenen yatırımcı, seyrelme koruması ile elde edeceÄŸi ek 560 (11.080) pay sayesinde toplam sermayenin (221.606*100/11.086) %4.99’una sahip olmuÅŸtur.
​
Full-Ratched opsiyonlarda ise; yatırım bedelleri, down-round deÄŸerlemesine oranlandığı için, örneÄŸimizde koruma sahibi yatırımcının; 8.000.000 USD deÄŸerleme ile 500.000 USD yatırım yaparak ÅŸirket paylarının %6,25’ine sahip olması beklenirdi. Aradaki fark 560 paydan çok daha fazla çıkardı (221.606*%6,25= 13.850, 13.850-10.526=3.324). GörüldüÄŸü üzere weighted-average modelinde düÅŸük deÄŸerleme ile alınacak yatırım riski giriÅŸimci tarafından kısmen üstlenilmektedir. Bu nedenle nispeten giriÅŸimci dostu bir model olduÄŸu söylenebilir.
Son olarak matematiksel bir model olmamakla birlikte; yatırımcının risk aldığı dönem, büyüme, operasyon vb konularda katkılar nedeniyle ek yatırım yapmaksızın, belirli bir oran altına düÅŸmemek üzere seyrelmeme koruması talep etmesi söz konusu olabilir. ÖrneÄŸin; yatırımcı, sermaye oranının bir sonraki turda %3 altına düÅŸmeyeceÄŸine dair koruma sahibi ise, yatırımcının pay oranını %3’te tutacak adette pay ihraç edilmesi yahut giriÅŸimcinin oranın %3’e çıkmasına eriÅŸmesine yeter adette pay devri yapılması gerekir. Aynı ÅŸekilde, belirlenen oranın altına düÅŸülen yatırım turunda indirimli (discounted) deÄŸerleme üzerinden ek yatırım yapma gibi haklar da talep edilebilir. SözleÅŸme serbestisi çerçevesinde mümkündür.
Bir yatırımcıda seyrelme koruması olması; a-) seyrelme koruması için yeni paylar ihraç edilecekse, diÄŸer bütün ortakların koruma nedeniyle seyrelmesi, b-) GiriÅŸimcinin seyrelme tazmini için pay devri yoluyla kendi paylarında eksilmeye giderek diÄŸer yatırımcıları seyrelmeden koruması gibi pahalı ihtimaller ile sonuçlanır.
Kanaatimce seyrelme ile ilgili en önemli nokta, seyrelme senaryoları hesaplanmadan taahhüt altına girmenin getireceÄŸi mali risklerdir. Özellikle kötü senaryolarda, yapılan pay devirleri nedeniyle giriÅŸimcinin pay miktarında ciddi azalma ve oransal düÅŸüÅŸ gerçekleÅŸebilir. Bu durum sonraki tur seyrelmeleri ile bir araya geldiÄŸinde, giriÅŸimcinin sermaye tablosundaki oranı anormal ÅŸekilde azalma riski taşır.
GiriÅŸimcinin pay oranındaki ciddi düÅŸüÅŸler, olası bir exitte diÄŸer ortaklara göre düÅŸük kazanım edecek olmasından ötürü, Åžirket&GiriÅŸimci&Yatırımcı iliÅŸkisinin dinamikleri sarsacaktır. Böylesi ihtimalde giriÅŸimcinin motivasyonunu diri tutmak zorlaşır. Zira Yatırımcının getiri beklentisi, giriÅŸimcinin getiri beklentisinden fazla hale gelmiÅŸtir. Tam zaman ayırdığı ve gelecek baÄŸladığı iÅŸinde diÄŸer ortaklardan daha az kazanması beklenen giriÅŸimcinin iÅŸ aidiyetini ne kadar diri tutabileceÄŸi soru iÅŸareti haline geleceÄŸi gibi, yatırımcılara karşı koz olarak da kullanılabileceÄŸinden giriÅŸimcinin aşırı seyrelmesi riskli bulunur..
16. REKABET YASAÄžI/ NON-COMPETE
​
Rekabet Yasağı; GiriÅŸimcilerin, pay sahipliÄŸinin ya da sözleÅŸmenin sona ermesi halinde; belirli bir süre, giriÅŸim ÅŸirketinin faaliyet alanına giren iÅŸlerde yönetici, çalışan veya pay sahibi faaliyette bulunmasının önüne geçebilmek adına oluÅŸturulmuÅŸ bir düzenlemedir. Temelinde, faaliyetlerin durdurularak yeni bir yapı üzerinden faaliyete devam edilmesi, kurucunun ÅŸirketten ayrılarak bütün know-how’ı rakibe taşıması vb. nahoÅŸ ihtimallerin önüne geçme arzusu vardır.
​
GiriÅŸimci için Rekabet Yasağı’nda önem arz eden konu, düzenlemenin sınırları ve aykırılıkta oluÅŸacak tazmin yükümlülüÄŸüdür. Rekabet Yasağı uygulaması, Yatırım SözleÅŸmelerinde 2-3 yıl olarak düzenlenir. Bu süre, pay sahipliÄŸinin sona ermesi yahut sözleÅŸme feshinden itibaren iÅŸlemeye baÅŸlar. Bu süreleri aÅŸan taleplerin gerekçesini sormanız ve mümkün mertebe makul sınırlarda tutmanız yerinde olacaktır.
Rekabet yasağının süre ile birlikte coÄŸrafi veya sektörel olarak sınırlandığına da rastlarız. SözleÅŸmelerde, rekabet yasağının coÄŸrafi olarak sınırsız; ya da çok geniÅŸ bir sektörel çevreyi kapsadığı hallerde, imza altına alınmış olsa dahi; uçsuz sınırlar hukuka aykırı kabul edilmekte (anayasal olarak köleliÄŸe benzediÄŸi için), ihtilaf halinde makul sınırlar olay özelinde dava yoluyla araÅŸtırılmaktadır. DoÄŸal olarak hukuka aykırı kabul edilen sınırsız yasakların, sözleÅŸmelere yazılmasında hukuki menfaat yoktur. (Bunu bilmenizdeki faydayı, hukuki müzakere kısmında anlatabilmeyi umuyorum) Bunun yerine, amaca ve korunmak istenen menfaate yönelik makul sınırlarda kalınması yerinde olacaktır.
​
Rekabete iliÅŸkin maddelerde düzenlenen bir diÄŸer konu ise; Rekabet Yasağına aykırılık halinde uygulanacak yaptırımın kapsamı ve tazmini. SözleÅŸmesel bir yükümlülük ihlal edildiÄŸinde, hakkı ihlal edilen taraf, kaybın tazmini için çeÅŸitli olanaklara sahiptir. Bunlardan en bilineni, “zararın tazmini”dir. ÖrneÄŸin; GiriÅŸim Åžirketi iyi gitmektedir. Kuruculardan biri, o veya bu sebeple, haklı veya haksız olarak kaynak kodlarına el koymuÅŸ ve yeni bir yapılanmaya giriÅŸmekte, yahut müÅŸteri listesini menfaat karşılığında rakiplere satmakta. Her ihtimal gibi, bu da bir ihtimaldir. OluÅŸacak zararın tazmini gerekmektedir.
​
Türk yargısında (diÄŸerlerine hakim deÄŸilim), fırsat maliyeti hesaplaması yapılmaması, toplam zarar bedeli hesaplanırken (istisnalar hariç) TL kuru üzerinden iÅŸletilen düÅŸük yasal faiz gibi sebeplerle, zarar tazmini sorunlu bir hukuki konsepttir. Bazı durumlarda rekabet ÅŸartını ihlal etmek, matematiksel olarak kârlı dahi görünebilir. Bu nedenle Yatırımcıların, rekabet yasağı ihlalinde menfaatlerini korumak adına, zarara ek veya doÄŸrudan cezai ÅŸart talep etmeleri vakidir. Bu miktarın makul kabul edilme sınırları, olay özelinde ve anında deÄŸerlendirilmelidir. Cezai ÅŸartın, yatırım bedelinin birkaç katını aÅŸmaması, kolay tetiklenememesi ve kâr aracı haline gelmiyor olmasına dikkat edilmelidir.
Rekabet Yasağı konusunda dikkat edilmesi gereken bir diÄŸer konu; aykırılık, fesih veya pay sahipliÄŸinin sona ermesi halinde rekabet yasağında belirlenen sürenin tetiklenmesi ile giriÅŸimcinin ileriki dönemde yürütebileceÄŸi faaliyet alanının sınırlanıyor olmasıdır. GiriÅŸimci, 2 veya 3 yıl sürmesi beklenen rekabet yasağı döneminde uzmanlık alanı dışında kalırken, bir anlamda iÅŸ hayatının dışına itilmesi riski ile karşı karşıya kalabilir (ya da cezai ÅŸartı öder). Bu nedenle faaliyet bakımından sınırlamalar makul olmalıdır. ÖrneÄŸin; uzmanlığı finans olan bir fintech kurucusunun, rekabet yasağı süresince finteklerde çalışmasının engellenmesi absürt bir kısıtlama olacaktır. Bunun yerine giriÅŸimcinin, ÅŸirket faaliyet konusu ile doÄŸrudan benzeÅŸen dallarda, faaliyet yürütemeyeceÄŸi düzenlenmelidir. Aynı ÅŸekilde; dating app kurucusunun, tinder’da çalışmaması ya da yeni bir dating app iÅŸi yapmaması makulken, sınırlamanın bütün sosyal medya uygulama ve mecraları için düzenlenmesi agresif kabul edilmelidir.
17. BEYAN VE TAAHHÜTLER
​
Yatırım kararları, verilerle desteklenebilir güven iliÅŸkisi dahilinde verilmektedir. BildiÄŸiniz üzere erken aÅŸamalarda, DD raporları bizatihi giriÅŸimci tarafından sunulan bilgi ve belgeler kaynak kabul edilerek hazırlanmakta; ve bu kaynaklara ek olarak, vizyon ve hedefleri yansıtan iÅŸ planları deÄŸerlendirilmektedir. İş planı halihazırda subjektif bir dokümanken, objektif verilerin doÄŸruluÄŸundaki sorunlar yahut ortaklık iliÅŸkisi kurulurken unutulmuÅŸ, gizli bırakılmış, yatırım kararını etkileyebilecek önemde yükümlülük ve taahhütleri içeren anlaÅŸmalar, veriler ortaya çıkabilir. Yatırımcının böylesi durumları bilme imkanı yoktur. Fakat ortaklık sonrası dönemde ortaya çıkacak sonuçlardan etkilenecektir.
Yatırımcı, bahsedilen sebeplerle giriÅŸimci tarafından süreç boyunca verilen beyan, anlatı ve sunulan bilgi-belgenin doÄŸruluÄŸunu, gerçekliÄŸini teyiden, sözleÅŸmesel güvenceye ihtiyaç duyar. GiriÅŸim Åžirketine dair verilmiÅŸ bilgi, belge ve sonraki döneme iliÅŸkin taahhütler, Beyan ve Taahhütler baÅŸlığı altında Yatırım SözleÅŸmelerine eklenir. Bu bölümde giriÅŸimci; ÅŸirkete dair resmi kayıtların, sunulan bilgi-belgenin ve finansal verilerin doÄŸru ve tam olduÄŸu; ÅŸirket hakkında yürütülen idari, cezai, hukuki süreç bulunup bulunmadığı gibi konularda beyan ve taahhütlerde bulunur.
Ticari hayatın ya da insanın doÄŸası gereÄŸi, yol boyunca geçmiÅŸe dair eksik ve hatalarla karşılaÅŸmamız olasıdır. Yatırım SözleÅŸmelerinde ÅŸirkete iliÅŸkin konularda verilen taahhütler sadece giriÅŸimcinin deÄŸil, bir yandan da marka vekili, muhasebeci, hukukçu gibi danışmanların doÄŸru iÅŸlemler yaptığına iliÅŸkin bir taahhüttür. Bu nedenle GiriÅŸimcinin Beyan ve Taahhütlere iliÅŸkin sorumluluÄŸu, bilgisi veya bilebilecek koÅŸulda olduÄŸu hallerle sınırlanmalıdır.
Beyan ve Taahhütler verilirken kesin olmayan, taahhüt edilemeyen ya da istisna açıklamasına muhtaç konular olabilir. Böylesi bilgi ve belgeleri, verilen taahhütlerden ari tutmak gerekir. ÖrneÄŸin; sunulan finansal tabloların doÄŸru ve tam olduÄŸunu taahhüt ederken, ÅŸirketin “X tarihli alacak kalemi, ihtilaflı olduÄŸundan gelirlere yansıtılmamıştır” ya da “Mayıs ayı gelirinin 300.000 TL’si ihtilaflıdır” ÅŸeklinde istisna kayıtları düÅŸmeniz gerekebilir. Bu kayıt düÅŸülmeksizin dava kaybedildiÄŸinde, yatırım anında gelir olarak görünen meblaÄŸ iade edilecek ve finansal taahhüdü geçmiÅŸe yönelik olarak deÄŸiÅŸtirecektir. DoÄŸal olarak sözleÅŸme anında verilen taahhüdün yanlış olması gerekçesiyle sözleÅŸmenin ihlal edildiÄŸinden bahsedebiliriz.
Örnekte olduÄŸu gibi ek beyan, istisna veya bildirim gerektiren durumlar, İfÅŸa Mektubu baÅŸlığıyla ayrı bir belge olarak Yatırım SözleÅŸmelerine eklenebileceÄŸi gibi; doÄŸrudan ilgili olduÄŸu paragraf dahilinde veya altında “aÅŸağıdakiler hariç”, “ÅŸu, ÅŸu, ÅŸu hariç, ÅŸirketin güncel borcu yoktur” ÅŸeklinde gösterilebilir. Bu sayede ÅŸirket durumu net olarak haritalanır ve giriÅŸimcilerin taahhüt sınırları realiteye uygun hale getirilerek orta ve uzun vadede ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilir.
Beyan ve Taahhütler (aldatma kastı ya da büyük zararlar olmadığı sürece) tek başına major ihlale sebebiyet veren bir düzenleme olmakla birlikte, sözleÅŸmede baÄŸlanmış olduÄŸu hukuki sonuçlar bakımından dikkatle incelenmelidir. BildirmediÄŸiniz önemli bir sözleÅŸme yahut atladığınız, sonradan öÄŸrendiÄŸiniz önemli bir baÅŸvuru sebebiyle taahhütlere ve haliyle sözleÅŸmeye aykırılık gündeme gelebilir.
​
Beyan ve taahhütlere aykırılık tespitinde cezai ÅŸarta pek rastlamayız. Bu taahhütler giriÅŸimcinin ÅŸahsi taahhütleri olduÄŸu için yüksek bir cezai ÅŸart belirlense dahi tahsil edilebilirliÄŸi sorunludur. Çirkin görünür. Bu nedenle beyan ve taahhütlerin ihlali halinde, sözleÅŸmenin feshi, yatırım bedelinin iadesi, zararın tazmini, aykırılığın giderilerek eski hale getirme gibi yükümlülükler düzenlenir. GiriÅŸimcinin dikkat etmesi gereken mesele, bu sonuçların kolay tetiklenebilir olmamasıdır. Marka vekilinizin yaptığı bir hata ya da gözden kaçmış 200.000 TL’lik borç için sözleÅŸmenin feshedilebiliyor olması makul deÄŸildir. Bu tür riskleri minimize etmek adına, giriÅŸimcinin kusur sorumluluÄŸu kaydını düÅŸmek; yani yalnızca kusurlu olduÄŸu hallerde beyan ve taahhütlere aykırılık olduÄŸu kabul edileceÄŸi veya eski hale getirme için belirli bir süre tanınacağı gibi esnetici hükümler eklemek yerinde olacaktır.








